Insanity ve Obsession Arasındaki Fark

Anonim

Insanity vs Obsession

Çılgınlık ve saplantı arasında bir okyanus var. Birincisi, çılgınlık zeka bozukluğunun genel bir şartıdır. Bu, mantıksal olup olmadığını ve yanlıştan doğru olanı ayırt edemediği bir durumdur. Yaşamın gerçeklerinden zihnin genel bir kopuşudur.

Diğer taraftan takıntı, sadece bir delilik biçimidir. Bir kişi tutkularını kontrol edemediğinde ortaya çıkan belirli bir zihinsel bozukluktır. Sonunda, tutku sonunda kişiyi kontrol eder. Bu nedenle bu olgu saplantı haline gelir.

Bir bakıma, tüm takıntılı kişilerin pratik olarak deli davranış sergilediklerini söyleyebilirsiniz. Diğer bir deyişle, delidirler. Tedavi edilmesi gereken belirli bir zihinsel bozukluğu var. Bu arada, tüm deli insanlar saplantı çekiyorlar. Çılgınca davranış türleri çok sayıdadır. Örneğin şizofreni takıntılı olması gerekmez. Delüzyonel veya manik depresif hastalar obsesif davranış gösterebilir.

Saplantı hallerinden etkilenen insanlar hayatın diğer alanlarında hala normal şekilde işlev görebilirler. Örneğin, bazı helikopter koşucular kendi başına koşturmaya saplanabilirler. Dolayısıyla, fiziki koşulları onları çalıştırmalarına izin vermese bile koşmaya devam edecekler. Fakat işe gidecek veya gündelik faaliyetlerle ilgilenmek gibi diğer faaliyetlerde etkin bir şekilde görev yapabilirler. Ancak saplantılarına geldiğinde, kaçma isteklerini yerine getirmek için her şeyi unuturlar.

Deli insanlarla, yaşamın neredeyse tüm bölgelerinde etkin bir şekilde görev alma yeteneklerini kaybettiler. Çılgınlığa atlayan bir kişi kendine iyi bakamaz ve sosyal etkileşim kuramaz. Gerçeklerden tamamen kopmuşlardır, böylece tüm normal işlevlerini kaybederler.

Takıntı ve delilik iki farklı kavramdır. Takıntı, deli davranışın özel bir tezahürüdür; öfke genel olarak mantıksal düşüncenin parçalanmasıdır, böylece kişiyi normal şekilde çalışamamaktadır.